Etiket arşivi: zararları

Tırnak Yeme Zararları ve Bu Alışkanlıktan Kurtulma Yolları

Tırnak Yeme Zararları ve Bu Alışkanlıktan Kurtulma Yolları

Tırnak yeme alışkanlığı, çocuklarda görüldüğü gibi yetişkinlerde yaygın bir durumdur. Tırnak yeme alışkanlığı tamamen psikolojiktir. Buna onikofaji denir. Bazı insanlar çok stresli, bazıları heyecanlı, bazıları bunu tamamen alışkanlık haline getirebilir ve tırnaklarını yiyebilir. Belki hiç kimse tırnak yemekten ölmez, ancak bu hastalık birçok hastalığı davet eder. Çünkü ellerimiz ve dolayısıyla tırnaklarımız gün boyunca dış etkenlere (hava, duman, kir) en fazla maruz kalanlardır. Tırnaklarımızı yersek, mikropları doğrudan vücudumuza alırız. Buna göre, bazı dişeti hastalıkları ve ağız içi enfeksiyonları ile karşılaşabiliriz. Ayrıca; mide ve bağırsakta parazit oluşumuna neden olabilir. Tırnak yeme alışkanlığının bazı zihinsel etkileri de vardır. Tırnaklarını yiyen insanlar, karşı taraftan stresli bir kişi olarak algılanabilir.

Tırnak yeme alışkanlığından vazgeçmek; Eczanelerde losyon ve krem ​​kullanabiliriz. Ek olarak, bu ilaçlar çocuklarda parmak emme alışkanlıklarını bırakmaya yardımcı olur. Bunun dışında ellerimize ve tırnaklarımıza önem vermeliyiz. Çünkü bakımlı tırnaklar her zaman yenmiş tırnaklardan daha caziptir. Başka bir alternatif, tırnaklarımızı yiyeceğimizde hemen başka bir işle uğraşmaktır. Çiviye sahip olmak istediğimizde, bunu tamamen aklımızdan çıkarmalı ve sevdiğimiz bir şeyle meşgul olmalıyız. Tırnak tedavisinde kullanılan acı oje kullanarak tırnak yeme alışkanlığımızı da azaltabiliriz. Çivileri yavaşça yemeyi bıraktıktan sonra, uzun tırnaklarımızı uçtan kesmeliyiz. Böylece deforme ettiğimiz tırnaklarımızı yiyerek güçlendiriyoruz.

Ayrıca, çocuğumuz tırnaklarını yiyorsa, kızmamalı ve ona neden onu gözlemlememiz gerektiğini söylemeliyiz. Çocuk sizinle tırpan yiyorsa ve siz orada değilken yapmıyorsa, büyük olasılıkla dikkat çekecektir.

Saç boyasının zararları nelerdir?

Saç boyasının zararları nelerdir?

İnsanlar saçlarındaki beyazları örtmek veya saç rengini açmak ve koyulaştırmak için saçlarını boyarlar. Saç boyalarında çeşitli kimyasallar içerir. Bu maddelerin bazıları kansere neden olan pigmentler içerir. Yurtdışında yapılan çalışmalara göre, saçlarını sıklıkla boyayanların, özellikle lenfoma kanseri oranının, saçlarını boyamayanlardan daha yüksek olduğu öğrenildi. Ek olarak, kimyasal saç boyaları çeşitli alerjik hastalıklara neden olabilir, ancak yüz ve gözlerde ödem, kafa derisinde yaralar, aşırı kepek ve saç dökülmesi olabilir.

Saç boyasının doğal olup olmadığını anlamak için önce Avrupa Kontrollü Doğal Kozmetik (Bdih) tarafından onaylanması gerekir, yani sertifikalı olmalıdır. Buna ek olarak, doğal bir saç boyası saçınızı aydınlatamaz, bu nedenle aldığınız boya saç renginizi doğal olmayan bir şekilde döndürür. Kimyasal boyalar yaklaşık 1 ay boyunca renklerini korurken, doğal boyalar saçtan kısa sürede akar ve ana renk ortaya çıkar. Buradan boyanın doğal olup olmadığını anlayabiliriz. Saç boyası hamile kadınlarda kullanılmamalıdır. Çünkü insan cildi cilde uygulanan cildin çoğunu emebilir. Hamile kişi saçını boyadığında, aldığı zararlı madde bebeğe girer. Bebeğin doğumundan sonra, emilim süresi bitene kadar saç boyanmamalıdır.

En doğal saç boyası kınadır. Bununla birlikte, kına çeşitli renklerde tercih edilmediğinden vücuda zarar vermez. Şimdi bile, kına antikanser etkisi olduğu araştırılmış ve onaylanmıştır. Kına; Hindistan ve Orta Doğu’da yetişen bir bitkiden elde edilir. Tamamen doğal. Ek olarak, sentetik kokular, boyalar ve kimyasal boyalar gibi petrol bazlı maddeler içermez.

Saçınızdaki beyazları örtmek istiyorsanız, kına seçin. Beyaz saç yoksa, doğal saç rengi yüz ve cilt için en uygun renge en yakın renktir. İlk önce boyamanız gerektiğini söylüyorsanız, yukarıdaki uyarıları dikkate alarak doğal boyaları tercih ederseniz, sağlığınıza zarar vermezsiniz ve daha doğal bir saç rengi elde edersiniz.